One Two Three Forrov
Bu İbo’nun ingilizce sevdası beni öldürecek yakında.
İlk “one two three forrov” şarkısını söylediği günlerde gülüyordum kendisine. Sırf ben değil cümle alem gülüyordu. Hatta sırf dalga geçmek için şarkıyı dinleyen insanlar vardı. Sonra o insanlar, şarkıyı ezberlediler ve her dinlediklerinde eğlenir oldular. Çeşitli mekanlarda, ki bunlar gayet lüks mekanlardı, bu şarkı ve İbo’nun “müthiş” ingilizcesi, döne döne ve bangır bangır çalar oldu.
İbo da sandı ki iyi ve doğru bir şey yapıyor; sabah akşam ingilizce benzeri laflar gevelemeye başladı. Hatta tuttu “one two three forrov” u programının jenerik müziği yaptı. Artık İbo’yu tutabilene aşk olsun.
Ah be İbo kardeş, Türkçe’nden ne hayır gördük ki bir de İngilizce’n çıktı başımıza. Bir bu eksikti.
Fatih Hoca da bir ara merak salmıştı İngilizce’ye hatırlarsınız. Hatta çok derin felsefi laflar bile etmişti kendini tutamayıp. “Something happened. Everything is something happened.” laflarının altında Fatih Hocanın içindeki büyük filozoftan(!) izlerin bulunduğunu sanırım herkes kabul edecektir.
Ama Fatih Hoca akıllı adam. Anladı henüz canlı yayınlarda, basın toplantılarında konuşacak kadar ingilizceye hakim olmadığını, sustu.
Bakalım İbo ne zaman anlayacak?
Not: Fatih Hoca’nın ingilize yaptığı basın toplantısını henüz izlememiş olanlar ya da tekrar tekrar izlemek isteyenler buradan videoya ulaşabilirler.